Onun üzerinde ondokuz vardır.
(Müddessir Suresi, 30)
📋
Biz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık. Ve onların sayısını inkâr edenler için yalnızca bir fitne (konusu) yaptık ki, kendilerine kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap verilenler ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın. Kalplerinde bir hastalık olanlar ile kafirler de şöyle desin: "Allah, bu örnekle neyi anlatmak istedi?" İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını kendisinden başka (hiç kimse) bilmez. Bu ise, beşer (insan) için yalnızca bir öğüttür.
(Müddessir Suresi, 31)
📋
Hayır; aya andolsun,
(Müddessir Suresi, 32)
📋
Dönüp gittiği zaman geceye,
(Müddessir Suresi, 33)
📋
Ağardığı zaman sabaha,
(Müddessir Suresi, 34)
📋
Gerçekten o, büyük (musibet)lerden biridir.
(Müddessir Suresi, 35)
📋
Beşer (insan) için bir uyarıdır.
(Müddessir Suresi, 36)
📋
Sizlerden öne geçmek veya geride kalmak isteyenler için.
(Müddessir Suresi, 37)
📋
Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir.
(Müddessir Suresi, 38)
📋
Ancak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) hariç.
(Müddessir Suresi, 39)
📋
Onlar cennetlerdedirler; birbirlerine sorarlar.
(Müddessir Suresi, 40)
📋
Suçlu-günahkarları;
(Müddessir Suresi, 41)
📋
"Sizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir?"
(Müddessir Suresi, 42)
📋
Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler.
(Müddessir Suresi, 43)
📋
"Yoksula yedirmezdik."
(Müddessir Suresi, 44)
📋
"(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik."
(Müddessir Suresi, 45)
📋
"Din (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk."
(Müddessir Suresi, 46)
📋
"Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı."
(Müddessir Suresi, 47)
📋
Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
(Müddessir Suresi, 48)
📋
Buna rağmen, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çevirip duruyorlar?
(Müddessir Suresi, 49)
📋
Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler;
(Müddessir Suresi, 50)
📋
Hayır; her biri, kendisine açılmış sahifelerin verilmesini ister.
(Müddessir Suresi, 52)
📋
Hayır; onlar şüphesiz ahiretten korkmuyorlar.
(Müddessir Suresi, 53)
📋
Gerçek (şu ki), o (Kur'an,) elbette bir öğüttür.
(Müddessir Suresi, 54)
📋
Artık kim dilerse, öğüt alıp-düşünür.
(Müddessir Suresi, 55)
📋
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur.
(Müddessir Suresi, 56)
📋